İran–ABD gerilimi ekonomiyi etkiliyor
İstanbul, 22 Nisan (Hibya) - İkon Menkul’ün paylaştığı değerlendirmelere göre, İran ile ABD arasındaki gerilimde diplomasi kanalı zayıflarken, enerji arzı ve Hürmüz Boğazı çevresindeki gelişmeler piyasaların ana gündem maddesi olmaya devam etti....

Analize göre İran, Pakistan aracılığıyla ABD’ye ilettiği mesajda, İslamabad’da planlanan müzakere görüşmelerine heyet göndermeyeceğini bildirdi. Söz konusu kararın, ateşkes ihlalleri ve Hürmüz’de uygulanan deniz ablukasına yönelik itirazların ardından alındığı ifade edildi.
Öte yandan ABD cephesinde diplomatik temaslara yönelik planlarda da değişikliğe gidildi. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in İran’la görüşmeler kapsamında İslamabad’a yapması planlanan ziyaretin geçici olarak askıya alındığı bildirildi.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi’nin açıklamalarına da yer verilen notta, ABD’nin İran bayraklı ticari gemiye müdahalesinin ateşkes ihlali olarak nitelendirildiği aktarıldı. Tahran yönetiminin ayrıca Hürmüz’deki deniz ablukasını “savaş girişimi” olarak değerlendirdiği ve bu müdahalelere karşı çıkarlarını savunacağını ilettiği kaydedildi.
ABD tarafında ise Donald Trump’ın açıklamaları dikkat çekti. Trump’ın, İran’dan ortak bir öneri gelene ve müzakereler sonuçlanana kadar ateşkesin uzatıldığını duyurduğu aktarılırken, bu adımın Washington yönetiminin askeri hazırlığını korurken diplomasi kapısını açık tutma stratejisini yansıttığı ifade edildi.
Raporda, ABD’nin deniz operasyonlarını genişlettiği de belirtildi. Bu kapsamda Sri Lanka açıklarında İran bağlantılı bir petrol tankerine el konulduğu, böylece İran’a bağlı sevkiyat ağlarına yönelik operasyonların Basra Körfezi dışına taşındığı bilgisi paylaşıldı.
Trump’ın sosyal medya üzerinden yaptığı son açıklamada ise İran ekonomisinin zayıfladığına dikkat çektiği ve Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak istediğini öne sürdüğü aktarıldı. Bu söylemin, ABD’nin İran üzerindeki ekonomik baskıyı sürdürdüğüne işaret ettiği ve Hürmüz hattının yeniden müzakere başlıklarından biri haline gelebileceği değerlendirmesi yapıldı.
Küresel ekonomi cephesinde ise ABD Merkez Bankası’na yönelik mesajlar öne çıktı. Kevin Warsh’un Senato’daki konuşmasında para politikasında bağımsızlığın hayati önemde olduğunu vurguladığı, aynı zamanda FED’in daha şeffaf ve hesap verebilir bir yapıda işlemesi gerektiğini dile getirdiği iletildi.
Şirket haberleri tarafında ise Airbus’un Fransız siber güvenlik şirketi Quarkslab’ı satın almak üzere anlaşmaya vardığı aktarıldı. Söz konusu hamlenin, Airbus’un hem kamu otoriteleri nezdindeki stratejik konumunu güçlendirmeyi hem de Avrupa siber güvenlik ekosistemindeki varlığını artırmayı hedeflediği, işlemin düzenleyici onayların ardından 2026 yılı içinde tamamlanmasının beklendiği ifade edildi.
Asya tarafında Japonya’nın mart ayı dış ticaret verilerine de değinildi. İhracatın yıllık bazda yüzde 11,7 artarak beklentileri aştığı, ancak ithalatın yüzde 10,9 yükselmesi nedeniyle dış ticaret fazlasının beklentilerin altında kaldığı aktarıldı. Artan enerji maliyetleri ve tedarik baskılarının dış dengede zayıflamaya neden olduğu belirtildi.
Avustralya’da ise büyüme momentumunda yavaşlama sinyalleri öne çıktı. Westpac–Melbourne Institute öncü endeksinin mart ayında yüzde -0,13’e gerileyerek trendin altına indiği ve bu durumun yüksek faizler ile küresel enerji şokunun etkisini yansıttığı ifade edildi. Bu görünümün, Avustralya Merkez Bankası için büyüme ve enflasyon arasında daha zor bir denge oluşturduğu kaydedildi.
Son olarak, ABD’de enerji lojistiğine ilişkin düzenlemeler de gündemde yer aldı. Trump yönetiminin, İran kaynaklı savaş riskinin artırdığı yakıt maliyetlerini sınırlamak amacıyla devreye alınan Jones Act muafiyetini uzatmayı değerlendirdiği aktarıldı. Muafiyet sayesinde yabancı tankerlerin ABD limanları arasında petrol taşımasına izin verildiği, mart ayından bu yana iç sevkiyat kapasitesinin yaklaşık yüzde 70 arttığı ve 9 milyon varilin üzerinde petrol taşındığı bilgisi paylaşılırken, konuya ilişkin nihai kararın henüz verilmediği ifade edildi.
Hibya Haber Ajansı







