
Son yıllarda dünya genelinde obezite tedavisinde kullanılan GLP-1 ve GLP-1/GIP türevi "zayıflama iğneleri", her hastada aynı mucizevi etkiyi göstermeyebiliyor.
Uzm. Dr. Burak Uzel, klinik çalışmalara ve kendi gözlemlerine dayanarak, zayıflama iğnelerine yanıt vermeyen hasta grubunun oranının yüzde 10 ile yüzde 20 arasında değiştiğini belirtti. Uzel, "Her 5 ila 10 hastadan birinde beklenen kilo yanıtını göremeyebiliyoruz. Bu durum çoğu zaman hastanın iradesiyle ilgili değil; biyolojik faktörler, dozaj ayarlamaları ve vücudun ilaca verdiği tepkiyle doğrudan ilişkilidir." ifadelerini kullandı.
Tıbbi olarak bir hastanın ilaca yanıt vermediğini söyleyebilmek için net bir kriter olduğunu belirten Dr. Uzel, şu tanımı paylaştı: "3 ay boyunca uygun dozda ilaç kullanılmasına rağmen, vücut ağırlığının en az yüzde 5’i kadar kilo kaybı yaşanmıyorsa, o kişi 'iyi yanıt vermeyen' grupta kabul edilebilir."
Dr. Uzel, Tip 2 diyabeti olan hastaların, diyabeti olmayan bireylere göre genellikle daha yavaş kilo verdiğinin de altını çizdi. Bu durumun bir "ilaç başarısızlığı" olmadığını, beklenen bir biyolojik fark olduğunu vurgulayan Uzel, hastaların moral bozmadan süreci hekim kontrolünde yönetmesi gerektiğini söyledi.
İlaçların yan etkilerine de değinen Dr. Uzel, "Bulantı, kusma gibi yan etkiler sebebiyle ilaca devam edemeyen veya biyolojik olarak hiç yanıt alamayan hastalarımız olabiliyor. Ancak bu ilaçlar ne ilk ne de son seçenektir. Eğer bir tedavi yöntemi işe yaramıyorsa, hekiminiz size uygun farklı bir yönlendirme yapacaktır." diyerek hastaları uzman görüşü almadan ilaç bırakmamaları veya doz değişikliği yapmamaları konusunda uyardı.
Uzm. Dr. Burak Uzel, sağlık teknolojileri ve modern tıbbın imkanlarıyla, her bireyin kendi biyolojisine en uygun tedaviye ulaşmasının mümkün olduğunu hatırlatarak sözlerini tamamladı.
Hibya Haber Ajansı








