Özkoç, gündemi değerlendirdi

Özkoç, gündemi değerlendirdi

Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun Teklifi’nin bugün TBMM Genel Kurulunda görüşülmeye başlanacağını dile getiren Engin Özkoç, teklife ilişkin eleştirilerde bulunarak, “Derneklere kayyum ataması getiriliyor. Belediyelere kayyum atanıyordu şimdi sıra derneklerde. Mesele şu: Hiçbir sivil toplum örgütü, dernek, özgürce bir eleştiride bulunmasın.” şeklinde konuştu.

Teklifin ayrıca “avukatları da müvekkillerine karşı muhbir durumuna getirdiğini” savunan Özkoç, bunun güven ortamını ortadan kaldırdığını söyledi.

“Kara para aklamayla ilgili Türkiye’nin gri listeye girmek üzere olduğunu, bu nedenle teklifin yasalaştırılması için acele edildiğini” öne süren Özkoç, “Kara para aklamayla ilgili OECD ülkelerinin sunduğu 40 tane tavsiye kararı var. Siyasi nüfuz sahibi kişileri kapsayan 12. maddeyi getirmiyorlar. Derneklerle, avukatlarla ilgili bu düzenlemeler geçerse Türkiye özgürlük ve demokrasi anlayışında çok daha büyük bir yara almış olacak.” ifadelerini kullandı.

Milletin aleyhine çıkan her yasanın engellenmesi için CHP olarak mücadele ettiklerini belirten Özkoç, “AKP’nin oyları yetmiyor, teklifler MHP’nin oylarıyla geçiyor. Yasaların hepsi ‘Cumhurbaşkanı tek yetkilidir’ diye geçiyor. Biz mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz ama halkımızın bir an önce gerçekleri görüp onları sandığa gömmesi gerekiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Dünya Sağlık Örgütü’ne ve sosyal demokrat liderlere bir mektup gönderdiğini ve bütün insanların eşit şekilde Kovid-19 aşısına kavuşması gerektiğini ilettiğini aktaran Özkoç, “Dünyanın tüm yoksul ve aşıya ulaşmakta zorluk yaşayan insanlarına aşının ücretsiz, ulaşılabilir hale getirilmesi için mücadele edilmesi gerekiyor. Biz üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye çalışıyoruz.” diye konuştu.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) Selahattin Demirtaş ile ilgili kararı ve bu karara yönelik siyasilerin değerlendirmelerine ilişkin bir soru üzerine Özkoç, şunları kaydetti:

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) Selahattin Demirtaş ile ilgili kararı ve bu karara yönelik siyasilerin değerlendirmelerine ilişkin bir soru üzerine Özkoç, şunları kaydetti:

“İktidar, Anayasa Mahkemesinin kararlarını tanımayan bir iktidar durumuna geldi. İçerideki yollar tüketilince hukuk karşısında mağdur düşen herkesin tek güvencesi uluslararası anlaşmalardır. Bunun da en önemlilerinden birisi AİHM’dir. Orada imzamızı atmışız, ‘bu kararlara uyacağız’ diye. Buraya başvuranlardan bir tanesi de Erdoğan’dır. Erdoğan, kendisi mağdur olduğu zaman AİHM’ye müracaat etmiştir. AİHM kararı sadece Demirtaş ile ilgili bir karar olmaktan çıkmıştır. Bu mağduriyeti yaşayan herkes için bir gerekçeli karar açıklamıştır. AİHM, ‘siz suçsuz yere insanları senelerce yargılayarak cezaevinde tutuyorsunuz. İnsanlar beraat ediyorlar fakat onların dışarıya çıkmasına izin vermiyorsunuz.’ demiştir.

Türkiye’nin uluslararası ilişkileri tamamen kopmuş, dünya ile olan bağı kopmuş, Türkiye ekonomik olarak gittikçe batmış, dünyada saygınlığı kalmamış, bunların hiç önemi yok, varsa yoksa her şeye rağmen iktidarda kalmak. Erdoğan’ın kesinlikle yasalara uymak gibi bir derdi yoktur. Türkiye’deki yasalara uymadığı gibi, yeri gelirse Türkiye için bedeli ne olursa olsun uluslararası ilişkilerimizi tehlikeye sokacak olsa dahi güzünü karartarak bunun karşısında olmaya devam edecektir. Ben iktidarın AİHM’nin Demirtaş ile ilgili kararını uygulama niyetinde olduğunu düşünmüyorum.”

Engin Özkoç, cezaevlerinde çıplak arama iddialarıyla ilgili bir soruyu yanıtlarken de 2019 yılında TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu toplantısında Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdür Yardımcısı Namık Varol’un, çıplak aramanın olduğunu söylediğini, çıplak aramanın ne zaman ve nasıl yapıldığını komisyon üyelerine tek tek anlattığını ifade etti.

Özkoç, “Çıplak arama bir tacize dönüşüyorsa, mahkumun haysiyet ve onurunu zedeleyecek bir noktaya getiriliyorsa buna karşı hepimizin durması gerekir.” dedi.

Merkez Bankasının faiz artırma kararına ilişkin bir soruya ise Özkoç, “Hani günahtı? Faiz artırmaktan, borçlanmaktan başka çareleri yok. Çünkü dövizi ancak böyle tutabiliyorlar ama bunun bir yolu daha var; üretmek.” karşılığını verdi.

Hibya Haber Ajansı

admin

admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir