
Çin Medya Grubu (CMG) tarafından “İlkbaharda Çin: Çin’in Dünya için Kalkınma Fırsatları” temasıyla düzenlenen küresel diyalog toplantısı, Asya’dan Avrupa’ya, Afrika’dan Amerika kıtasına kadar geniş bir coğrafyada gerçekleştiriliyor.
Toplantıya üst düzey katılım
Toplantının İstanbul’daki adresi Boğaziçi Üniversitesi’ydi. TBMM İstanbul Milletvekili Yüksel Mansur Kılınç ve Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Wei Xiadong’un da katıldığı toplantının moderatörlüğünü Boğaziçi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Fatih Usluer yaptı.
Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Tanıtım Departmanı Bakan Yardımcısı ve CMG Başkanı Shen Haixiong da toplantıya video mesajla katıldı. Shen mesajında, Xi Jinping’in “İki Toplantı” olarak bilinen süreçte dile getirdiği yüksek standartlı dışa açılma ve küresel pazarın genişletilmesi hedeflerine dikkat çekti.
“Türkiye ve Çin’in derin tarihsel ortaklıkları var”
TBMM İstanbul Milletvekili Yüksel Mansur Kılınç konuşmasında, Türkiye ve Çin’in imparatorluk geçmişleri ile işgale karşı bağımsızlık savaşı vermiş olmaları gibi derin tarihsel ortaklıkları olduğuna değindi.
Kılınç, Türkiye’nin Çin ile ilişkilerini geliştirebilmesi için özeleştiri yapması gerektiğini belirterek, “Geleceğin risk ve tehditlerine karşı dünyayı güzelleştirmek için birbirimizi daha iyi tanımalıyız” dedi.
Kılınç, “Bugün Çin ile Türkiye kıyaslandığında, teknoloji alanında Çin’in gerisinde olduğumuz bir gerçektir. Ancak iki ülke arasındaki ilişkilerin tarihsel gelişimine baktığımızda önemli bir ilerleme kaydedildiği görülmektedir. Yaklaşık 55 yıl önce diplomatik ilişkiler kurulmuş, 25-30 yıl önce kültürel iletişim ve ticari ilişkiler geliştirilmiş, son 20 yılda ise altyapı alanında iş birlikleri ilerletilmiştir” diye konuştu.
Kılınç, bu alanlarda çok daha kapsamlı ve nitelikli çalışmalar yapılmasına ihtiyaç olduğuna dikkat çekti.
Çin’den teknoloji ve diplomasi vurgusu
Toplantıda konuşan Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Wei Xiadong, Çin’in yapay zeka gibi alanlarda küresel patentlerin yaklaşık yüzde 60’ına sahip olduğunu belirterek ayrıca rüzgar enerjisi ekipmanlarının yüzde 70’ini ve güneş panellerinin yüzde 80’ini üreterek küresel yeşil dönüşüme önemli katkılar sağladığına dikkat çekti.
Wei Xiadong, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının uluslararası hukukun ihlali niteliğinde olduğuna da vurgu yaparak Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi ile Özel Temsilci Zhai Jun’un Orta Doğu’da gerilimi düşürmek ve ateşkes sağlamak amacıyla yoğun bir diplomasi trafiği yürüttüğünü aktardı.
Bu yılın, Çin ile Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin 55. yıl dönümüne denk geldiğine dikkat çeken Wei Xiadong, yeni plan döneminin başlamasıyla birlikte Kuşak ve Yol İnisiyatifi ile Türkiye’nin Orta Koridor girişiminin uyumlaştırılmasının hedeflendiğini vurguladı.
“Kuşak ve Yol” ile “Orta Koridor” entegrasyonu kurumsallaşıyor
Boğaziçi Üniversitesi’nde düzenlenen “İlkbaharda Çin” diyalog toplantısına Pekin’den çevrimiçi olarak katılan Çin Sosyal Bilimler Akademisi Batı Asya ve Afrika Çalışmaları Enstitüsü’nden Dr. Hu Shulei, Türkiye ve Çin arasındaki stratejik işbirliği fırsatlarına dair önemli açıklamalarda bulundu. Dr. Shulei, Çin’in ekonomik dönüşümünün Türkiye için uzak bir hikaye değil, somut bir işbirliği fırsatı olduğunu vurguladı.
İki ülkenin stratejik vizyonlarının gün geçtikçe daha fazla uyum sağladığına dikkat çeken Dr. Shulei, Çin’in “Kuşak ve Yol” girişimi ile Türkiye’yi çok modlu taşımacılık güzergahında merkeze yerleştiren “Orta Koridor” projesinin birbirini tamamladığını ifade etti. Orta Koridor’un büyümesi için Çin’in sermaye ve sanayi işbirliğine büyük bir ihtiyaç duyulduğunu belirten Shulei, Çin açısından da Türkiye’nin Kuşak ve Yol’un Batı’ya uzanmasında kritik bir stratejik nokta olduğunun altını çizdi.
“Küresel Yönetişim” ve “Uluslararası Hukuk” tartışması
Siyaset Bilimci Dr. Barış Adıbelli ise konuşmasının önemli bir bölümünde Çin’in “Küresel Yönetişim” inisiyatifine dikkat çekti.
Adıbelli, ABD’nin uluslararası hukuku çiğneyen müdahalelerine atıfta bulunarak Çin’in duruşunu şu sözlerle aktardı:
“ABD’nin kendi iç hukukunu bile hiçe sayarak bir devlet başkanını esir alması (Venezuela örneği) veya İsrail ile birlikte fütursuzca saldırması ‘haydut devlet’ kavramını bizzat ABD’nin uyguladığını gösteriyor. Çin ise ABD gibi küresel bir jandarmalığa soyunmak yerine, sorunlara hiçbir büyük gücün değil, eşit oyla temsil edilen güçlü bir Birleşmiş Milletler’in müdahale etmesi gerektiğini savunuyor”.
Kuşak ve Yol Girişimi alternatif model olarak öne çıkıyor
Boğaziçi Üniversitesi Asya Çalışmaları Merkezi Müdürü Dr. Selçuk Aydın konuşmasında, Batı’nın 19. yüzyılın acı verici kolonyal (sömürgeci) politikalarına geri dönmeye başladığına dikkat çekti.
Çin’in Kuşak ve Yol girişimiyle buna bir alternatif sunduğunu belirten Aydın, “Bu proje ile deniz temelli imparatorluklar yerine, Asya’dan Avrupa ve Afrika’ya uzanan kıta temelli bir ticaret bağı kuruluyor. Bu durum, ülkelerin birbirine karşılıklı bağımlı (interdependent) hale gelmesini sağlayarak daha pozitif bir etki yaratabilir” ifadelerini kullandı.
Yapay zeka ve teknoloji yarışı öne çıktı
Toplantıda öne çıkan konulardan biri de yapay zeka konusundaki gelişmelerdi.
Doç. Dr. Şener Özender ve Dr. Taha Koçyiğit konuşmalarında yapay zekanın dünyayı değiştiren bir teknoloji olduğuna vurgu yaptı.
Doç. Dr. Şener Özender, yapay zeka teknolojisini nükleer teknolojiye ve GPU (grafik işlem birimi) kartlarını uranyuma benzetti. ABD’li şirketlerin Pentagon ile savaş teknolojileri üzerine çalıştığını hatırlatan Özender, Çin’in stratejisini ise şöyle özetledi:
“Bugün ABD’nin GPU ambargosuna rağmen Çin’den çıkan DeepSeek ve Alibaba’nın Qwen gibi açık kaynaklı modelleri tüm dünyayı, hatta Amerikan start-up’larını bile domine ediyor. Yaklaşık 2028 gibi siber dünyadan çıkarak fiziksel yapay zekayı, yani robotik alanını konuşacağız ve Çin’in muazzam tedarik zinciri bu alanda onu lider yapıyor”.
Dr. Taha Koçyiğit ise Çin’in yapay zekadaki “açık kaynak” felsefesinin bilimsel ilerlemeye katkısına değindi:
“Amerikalı şirketler artık yapay zeka araştırmalarını gizliyor ve akademik yayın yapmıyor. Çinli şirketler ise hem açık kaynaklı kodlarını hem de makalelerini yayınlayarak teknolojinin tüm dünyada gelişimine imkan tanıyor. Çin, mühendislerin hakim olduğu, geleceği teknolojiyle daha iyi inşa edeceğine inanan optimist bir ‘tekno-toplum’ yapısına sahip”
Dünyanın bir çok noktasında “İlkbaharda Çin: Çin’in Dünya için Kalkınma Fırsatları” temasıyla düzenlenen küresel diyalog toplantılarıyla Çin’in küresel kalkınma perspektifinin uluslararası kamuoyunda daha geniş şekilde tartışılması hedefleniyor.
Hibya Haber Ajansı








