İstanbul ve çevre illerde hissedilen deprem meydana geldi.
Hibya Haber Ajansı
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, dezenflasyon stratejisinin para ve maliye politikaları ile eşgüdüm içerisinde, yapısal reformlardan destek alarak kararlı şekilde yürütülmeye devam ettiğini belirtti.
Tüketici enflasyonunun ekim ayında yüzde 2,55 oranında gerçekleşirken, gıda fiyatlarında don ve kuraklığa bağlı olumsuz etkilerin hız kestiği, enerji fiyatlarındaki ılımlı seyrin devam ettiği, hizmet enflasyonunun ise belirgin şekilde yavaşladığını vurgulayan Yılmaz şunları kaydetti:
"Giyim ve ayakkabı fiyatları ise geçen senin aynı ayında olduğu gibi geçici şekilde artış kaydetmiştir. Ekim ayında yıllık enflasyon yüzde 32,87’ye gerilemiş olup dezenflasyon süreci devam etmektedir. Bu görünüm, orta vadeli hedeflerle uyumlu patikanın korunduğuna işaret etmektedir."
Cevdet Yılmaz, ekonomi programının üretkenliği ve rekabet gücünü artırarak enflasyonu tek haneye indirmeye ve makroekonomik dengeyi tesis etmeye odaklandığına dikkat çekerken "Bununla birlikte enflasyonun düşüşünü sadece rakamların ima ettiği seviye olarak ele almıyoruz. Ekonominin tüm alanlarında verimliliği artıran, güveni ve istikrarı pekiştiren, yatırım ortamını iyileştiren ve beklentilere yön veren adımlar atmaya devam ediyoruz." dedi.
Yapısal reformlar yoluyla üretim kapasitesini ve rekabet gücünü artırırken, arz yönlü politikalar çerçevesinde tarımsal üretimi destekleyecek, enerji arz güvenliğini güçlendirecek ve konut stokunu artıracak adımları devreye aldıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Yardımcısı, şu ifadelere yer verdi:
"Program doğrultusunda, enflasyonda düşüş trendinin yeniden devam etmesini öngörüyor, 2026’da yüzde 20’nin altını, 2027’de ise tek haneli seviyeleri hedefliyoruz. Türkiye ekonomisi, kamu kurumları arasındaki etkin koordinasyon ve beklentilerin olumlu yönde şekillenmesiyle, program disiplininden ödün verilmeden, dezenflasyonun kalıcı tesisinde başarıya ulaşacaktır."
Hibya Haber Ajansı
Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, yıllık enflasyonun ekimde sınırlı da olsa gerilediğini belirtti.
2022 ve 2023 yıl sonunda sırasıyla yüzde 64 ve yüzde 65 gerçekleşen enflasyonun, 2024’te yüzde 44’e ve 2025 yılı Ekim ayında yüzde 32,9’a indiğini aktaran Bakan Şimşek, "Dezenflasyon sürecinde geçici dalgalanmalar yaşanabiliyor. Son dönemde bir yavaşlama gözlense de genel tablo değişmedi. Destekleyici küresel ve yurt içi koşullar sayesinde dezenflasyonun devam etmesini öngörüyoruz." dedi.
Mehmet Şimşek, bütçe imkanları doğrultusunda, 2026 yılı için vergi ve harçlardaki güncellemenin, enflasyon hedeflerini dikkate alarak yeniden değerleme oranından daha düşük oranda yapılması hususunun gündemde olduğunu dile getirerek, şu ifadelere yer verdi:
"Kalıcı fiyat istikrarı hedefimiz doğrultusunda politikalarımızı kararlılıkla uyguluyor, enflasyon üzerindeki arz yönlü baskıları azaltacak yapısal adımları atıyoruz."
Hibya Haber Ajansı
Ticaret Bakanı Bolat, 41. İSEDAK Bakanlar Toplantısı marjında, Mısır Dış Ticaret ve Yatırım Bakanı Hassan El Hatip ile bir araya geldiklerini açıkladı.
Görüşmede iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin mevcut durumu, müteahhitlik hizmetleri ve Afrika’da işbirliği başta olmak üzere iş birliğinin güçlendirilmesine yönelik konuları ele aldıklarını belirten Bakan Bolat, “Önümüzdeki dönemde, Türkiye–Mısır Serbest Ticaret Anlaşması Ortak Komite Toplantısı ile Üst Düzey Ticaret İstişare Mekanizması’nın gerçekleştirilmesi yönündeki ortak iradeyi memnuniyetle vurguladık.” dedi.
Bakan Bolat, Türkiye olarak, Mısır ile ticaret hacmini beş yıl içinde 15 milyar dolara çıkarma hedeflerine güçlü bir kararlılıkla ilerlediklerini vurguladı.
Hibya Haber Ajansı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından bazı satır başları şöyle:
“Sizlerin şahsında dünyanın farklı köşelerinde yaşayan her bir kardeşime buradan selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Toplantı kapsamında yapacağımız istişarelerin ve alacağımız kararların ülkelerimiz, İslam dünyası ve tüm insanlık için şimdiden hayırlara vesile olmasını diliyorum.”
Hibya Haber Ajansı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen 41. İSEDAK Toplantısı Açılış Töreni’nde konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından bazı satır başları şöyle:
“Sizlerin şahsında dünyanın farklı köşelerinde yaşayan her bir kardeşime buradan selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Toplantı kapsamında yapacağımız istişarelerin ve alacağımız kararların ülkelerimiz, İslam dünyası ve tüm insanlık için şimdiden hayırlara vesile olmasını diliyorum.
Cumartesi gününden itibaren organizasyon dahilinde pek çok panel, oturum ve yan etkinlik düzenlendi. Ekonomik ve mali iş birliğinden ulaştırma ve iletişime, sürdürülebilir turizmden dijital dönüşüme farklı başlıklar altında fikir ve değerlendirmeler dile getirildi.
Tüm bu çalışmaların aramızdaki uhuvveti, muhabbeti ve dayanışmayı güçlendirmesini münasebetlerimize katkı yapmasını temenni ediyorum.
Son toplantımızdan bu yana Orta Doğu başta olmak üzere tüm dünyada tarihi gelişmelere şahitlik ettik.
İSEDAK Başkanı sıfatıyla biliyorsunuz yıllarca bu kürsüden sizlere Suriye halkının çektiği çilelerden bahsettim Yaklaşık 14 yıl boyunca Suriyeli kardeşlerimiz, çok ağır bedeller ödediler. Baas rejiminin ve terör örgütlerinin saldırılarında 1 milyona yakın Suriyeli kardeşimiz can verdi. 3,6 milyonu Türkiye’ye olmak üzere milyonlarcası başka ülkelere göç etmek, hicret etmek zorunda kaldı.
Kardeşlik ve komşuluk görevimizi en güzel şekilde yerine getirmeye gayret ettik. Allah’a hamdolsun sonunda zafere ulaşan Suriyeli mazlumlar oldu. 14 yıl boyunca Suriye’yi kan gölüne çeviren mezalim, 8 Aralık devrimiyle birlikte nihayet sona erdi ve Suriye Cumhurbaşkanı Sayın Ahmed Şara’nın dirayetli liderliğinde yeniden toparlanma sürecine girdi.
Burada bir kez daha hürriyetleri için toprağa düşen Suriyeli kardeşlerimizi rahmetle yad ediyor, Rabbim mekanlarını cennet eylesin diyorum.
Suriye’nin uzun bir aradan sonra İSEDAK Bakanlar Toplantısı’nda temsil edilmesinden büyük bir memnuniyet duyduğumu ifade etmek isterim.
Türkiye olarak ulaştırmadan eğitime, güvenlikten ticarete, sağlıktan sosyal hizmetlere kadar Suriye halkına destek vermeye devam ediyoruz.
Ülkenin siyasi birliği ve toprak bütünlüğünün korunması tüm kesimleriyle Suriyeli kardeşlerimizin kalıcı refaha kavuşması noktasında teşkilatımızın ve İslam dünyasının desteği çok çok önemlidir.
Suriye’nin, bölge ekonomileriyle entegrasyonu hem Suriye’ye hem de bölgemize somut katkılar sunacaktır. Entegrasyonun en kritik ayağını teşkil eden ulaştırma projelerinin hayata geçirilmesi konusuna yoğunlaşmamız şüphesiz hayati öneme sahiptir.
Suriye’de ekonomik kalkınmanın önünde ciddi engel oluşturan yaptırımlar, bizim de gayretlerimizle hamdolsun peyderpey kalkıyor.
Gelinen aşamada artık özel sektörün de yatırımlarını Suriye sahasına yönlendirmesini teşvik ediyoruz. Komşumuz Suriye’nin yeniden ayağa kalması, bir an önce eski günlerine kavuşması temel önceliğimizdir.
Bu doğrultuda İSEDAK çatısı altında bugün Suriye’ye özel bir destek programını da başlatıyoruz. Beşeri ve kurumsal kapasitenin güçlendirilmesine katkı yapacak bu programla eğitim, uzman değişimi, ihtiyaç analizi ve fizibilite çalışmaları gibi alanlarda Suriye’ye proje destekleri sunacağız.
Programın uygulama aşamasına üye ülkelerimizin inşallah çok kıymetli katkılar yapacağına inanıyorum.
Bugün ayrıca Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden gelen kardeşlerimiz de aramızda. Kendilerine de tüm kalbimle hoş geldiniz diyorum. Kıbrıs Türk halkı, İslam dünyasının ayrılmaz parçasıdır. Özellikle bu kimliklerinden dolayı on yıllardır haksız, hukuksuz ve acımasız bir izolasyon tabii tutuldukları ne yazık ki bir hunharca gelişmedir.
Ama buna rağmen Kıbrıs Türkü kardeşlerimiz, baskılara boyun eğmediler. Kendi vatanlarında onurluca yaşama iradesinden vazgeçmediler. Egemen eşikliklerini tartışma konusu yapmadılar. Bölgemizde kurgulanan yeni emperyalist oyunda Kıbrıs Adası’nın da menüye eklenmek istendiğine dair güçlü sinyaller alıyoruz. Teşkilatımızın Kıbrıs Türk halkıyla dayanışmasını daha da artırmasını bu bakımdan çok önemli görüyorum.
Sizlerden Kıbrıs Türklerinin, iki devletli çözüm temelinde yürüttükleri hak, özgürlük ve adalet mücadelesine daha fazla omuz vermenizi bekliyorum.
İnşallah anavatan ve garantör ülke olarak biz de Kıbrıs Türk halkını asla yalnız bırakmayacak, haklı davalarında daima yanlarında olacağız.
İslam dünyası olarak vicdan ve dirayetimizin, basiret ve metanetimizin sınandığı çok zorlu bir dönemi tecrübe ediyoruz. Bu dönemde birbirimize daha sıkı kenetlenmemiz, hepimizi ilgilendiren sorunların üzerine kararlılıkla ve sağduyuyla gitmemiz gerekiyor.
Çoğu çocuk ve kadın 70 binden fazla Filistinli, İsrail işgal güçlerinin katliamına uğradı. 170 bin kardeşimiz yaralandı. Dev bir enkaz yığınına dönüşen Gazze’de hala ulaşılamayan şehit cenazeleri var.
Enkazlar kaldırılsa bile anne-babaları gözlerinin önünde öldürülen masum çocukların yaşadığı travmanın izleri belki de hiçbir zaman silinmeyecek.
Uluslararası kuruluşların kayıtsızlığını, Gazzelilerin kalbinde açtığı yaralar belki hiçbir zaman tam manasıyla iyileşmeyecek.
Bu gaddarlık ve soykırım hiçbir zaman unutulmayacak. Burada şunu da altını çizerek ifade etmek durumundayım: Türkiye, İsrail saldırılarının başladığı ilk günden itibaren bu soykırıma en güçlü tepkiyi veren ülkelerden birisi olmuştur.
Kalıcı ateşkesin temini ve adil barışın sağlanması yolunda büyük çaba sarf ettik. İslam İşbirliği Teşkilatı Arap Ligi Gazze Temas Grubu ve uluslararası toplumun vicdan sahibi üyeleriyle birlikte Gazze’deki kardeşlerimizin uğradığı bu mezalimi uluslararası toplumun gündeminde tuttuk.
Bu çabalarımızın olumlu neticelerini de hamdolsun almaya başladık. Bizim de katkı sağladığımız Mısır’ın ev sahipliğindeki Hamas-İsrail görüşmeleri, ateşkesle sonuçlandı. Katar ve Mısır başta olmak üzere sürece destek veren bölge ülkelerinin tamamına bir kez daha şükranlarımı sunuyorum. Bu örnek dayanışmayı önümüzdeki dönemde çok daha güçlü bir şekilde kararlılıkla sürdüreceğimize inanıyorum.
Hamas’ın anlaşmaya riayet noktasında oldukça kararlı olduğu görülüyor. Ancak İsrail’in bu konudaki sicilinin çok kötü olduğunu hepimiz biliyoruz. Çeşitli bahanelerin arkasına sığınarak, gizlenerek ateşkes anlaşmasından bu yana 200’ün üzerinde masumu katleden Batı Şeria’da işgal ve saldırılarına ara vermeyen bir yönetimle karşı karşıyayız.
Şurası bir gerçek ki yalnızca sivilleri değil, barışa giden yolu da hedef alan bu saldırılar, İsrail-Filistin meselesine adil ve kalıcı bir çözüm bulma arayışının önüne asla geçemeyecektir.
Geldiğimiz noktada Gazze halkına daha fazla insani yardım ulaştırmamız ve akabinde yeniden imar çalışmalarına başlamamız gerekiyor.
İsrail hükümeti, bunu da engellemek için elinden geleni yapıyor. Arap Ligi ile İslam İşbirliği Teşkilatı tarafından hazırlanan yeniden imar planının bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Bilhassa teşkilat ve İSEDAK’ın, Gazze’nin yeniden ayağa kaldırılmasında öncü bir rol oynaması elzemdir. Ne Batı Şeria’nın ilhakına ne Kudüs’ün statüsünün değiştirilmesine ne de ilk kıblemiz Mescid-i Aksa’nın kudsiyetine zarar verme teşebbüslerine müsaade edemeyiz.
Sudan’da 29 aydır devam eden çatışma ortamına da dikkatinizi çekmek istiyorum. Son günlerde El Feşir’de sivil halka yönelik katliamları, göğsünde taş değil kalp taşıyan hiç kimse kabul edemez. Buna sessiz kalamayız.
Sudan’da akan kanın bir an önce durdurulmasında en büyük sorumluluk hiç şüphesiz İslam alemine düşüyor. Müslümanlar olarak başkalarından medet ummak yerine sorunlarımızı kendimiz çözebilmeliyiz.
Sudan’ın toprak bütünlüğünü, egemenliğini ve bağımsızlığını korumalıyız. Bu zor günlerinde Sudan halkının yanında olmamız, insani yardımlarımız ve kalkınma desteklerimizi sürdürmemiz ehemmiyet arz ediyor. Teşkilata üye tüm ülkelerin, kardeşlik hukukumuz çerçevesinde Sudan’ın barış, huzur ve güven iklimine kavuşması için elini taşın altına koyacağına tüm kalbimle inanıyorum.
Sayısı hızla artan korumacı tedbirlerin etkileri, uluslararası ticarette daha yoğun hissedilmeye başlandı. Küresel salgın öncesindeki 20 yılda yıllık ortama yüzde 3,7 oranında gerçekleşen küresel büyümenin 2025-2030 döneminde yüzde 3’e ineceği tahmin ediliyor. Bu veriler, yalnızca bir ekonomik durgunluğu değil, aynı zamanda küresel ekonomi politikalarının da yeni bir denge arayışını işaret ediyor.
Risk ve belirsizliklerle dolu bu manzara karşısında ülkelerimiz, kendi aralarındaki iş birliğinin ne kadar hayati olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır. İslam İşbirliği Teşkilatı’nın geçmiş 50 yılına baktığımızda ülkelerimizin dünya ticaretinden hak ettikleri payı alamadığı su götürmez bir gerçektir.
Aramızdaki ticaretin güçlendirilmesi hedefiyle 2022’de devreye aldığımız Tercihli Ticaret Sistemi’nin üye sayısının artırılması ve kapsamının genişletilmesine yönelik çabalar aynı şekilde çok kıymetlidir. Bu sistemin, yeni nesil ticaret anlaşmalarıyla perçinlenmesine dönük gayretlere tüm üyelerin desteğini bekliyoruz.
Tercihli Ticaret Sistemi’ne henüz taraf olmayan ülkeleri aramıza katılmaya, taraf ülkeleri ise ticaret alanındaki iş birliğimizi derinleştirmeye davet ediyorum.
İSEDAK KOBİ Programı ile KOBİ’lerimiz arasında güçlü iş birliği ağları oluşturuyoruz. Henüz dahil olmamış ülkeleri, bu programa katılmaya ve yürütülen çalışmalardan istifade etmeye çağırıyorum.
İSEDAK Kudüs Programı çerçevesinde uygulamaya koyduğumuz 20 projeye bu yıl 8 projeyi daha ilave ediyoruz. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun diyor, bu projelerde emeği geçen her bir kardeşime gönülden teşekkür ediyorum. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum. Bu düşüncelerle 41. İSEDAK Bakanlar Toplantısı’nın bir kez daha hayırlara vesile olmasını diliyorum.”
Hibya Haber Ajansı
İYİ Parti Genel Başkanı Dervişoğlu, partisinin Eskişehir 4. Olağan İl Kongresi’nde yaptığı konuşmada gerçekleştirdikleri ziyaretler sırasında halinden memnun bir tek kişiye bile rastlamadığını dile getirerek, şunları söyledi:
“Ne tarlasını eken ve toprağa düşürdüğü terin karşılığını alamayan çiftçi memnundur. Ne kepenk kapatmak mecburiyetinde kalan kredi, faiz ve SGK borçlarıyla uğraşan esnaf halinden memnundur. Ne sanayici halinden memnundur. Emekli zaten açlık sınırının altında hayatını idame ettirmek ve tenceresini kaynatamamaktan muzdariptir. Memur zor şartlarda hayatını idame ettirmeye çabalamaktadır. Velhasıl Türkiye'de halinden memnun hiç kimseye rastlanmamaktadır. Halinden memnun olan sadece bu iktidar ve bu iktidarın yandaşlarıdır.”
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş ile İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta arasında Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yaşanan tartışmaya değinen Dervişoğlu, şunları dile getirdi:
“Aman efendim, nasıl konuşuyormuşuz diye Türkiye ayağa kalk. Sorduğu soru da çok manidar değil. Türkiye'nin bildiği bir gerçeği ifade etti ama bütün Türkiye'nin bildiği bir gerçeğin dile getirilmesinden bile o denli rahatsız oldular ki, bu anlamsız tepkiye anlam yükleyebilmek için zihnimde çaba sarf ettim Hadi ben Numan Kurtulmuş’u biliyor ve tanıyorum. Onun böyle bir şeye tepki göstermesi son derece de normal geliyor. Ama Türkiye'de neredeyse bütün siyasi partilerin sözcüleri sayın Erhan Usta'nın yapmış olduğu eleştirilerin üslubunu tartışmaya başladı. İşte o zaman anladım ki hepsi bir yana, biz tekiz tek.”
Hibya Haber Ajansı
Ticaret Bakanı Bolat, “Sürdürülebilir Kalkınma İçin Stratejik Ortak Olarak Özel Sektör” temasıyla İstanbul’da düzenlenen 1. İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) İş Liderleri Zirvesi’nde, İslam dünyasının iş insanlarını, yatırımcılarını ve politika yapıcılarını bir araya getirmenin gururunu yaşadıklarını bildirdi.
İİT ülkeleri olarak gayelerinin; kamu ve özel sektörün el ele vererek, üretim, yatırım, dijital ve yeşil dönüşüm alanlarında, ortak menfaatlerine hizmet edecek yeni iş birliklerini hayata geçirmek olduğunu belirten Bakan Bolat, şunları kaydetti:
“Ticaret köprüleri, aynı zamanda barış ve kardeşlik köprüleridir. Ekonomik dayanışmayı güçlendirerek, ülkelerimiz arasındaki uhuvveti ve muhabbeti daha da pekiştireceğimize inanıyorum. Zirve vesilesiyle tarihi bir ana şahitlik ettik ve İİT bünyesinde B57+ Grubunun kuruluşunu ilan ettik. Grubun iş dünyamızın katkılarıyla şekillenecek kalıcı, bereketli ve hayırlı bir vizyonun başlangıcı olmasını temenni ediyorum.”
Bakan Bolat, İİT toplantıları marjında İş Liderleri Zirvesini güçlü bir katlımla gerçekleştirdiklerine değinerek, “B57+ Grubu’nun kuruluşunu duyurduğumuz Zirvenin öncesinde İslam Kalkınma Bankası Grubu Başkanı Sayın Dr. Muhammad Sulaiman Al Jasser, İslam Ticaret ve Kalkınma Odası Başkanı Sayın Abdullah Saleh Kamel, TOBB Başkanı Başkanı Sayın M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve İslam Ticaret Finansmanı Kurumu İcra Kurulu Başkanı Adeeb Y. Aama ile bir araya geldik.” dedi.
Bolat, İİT özel sektörü arasındaki güçlü diyaloğun ve iş birliklerinin, İslam dünyasının inkişafına ve kalkınmasına, İslam milletlerinin refahına katkılar sağlayacağına inandığını ifade etti.
Hibya Haber Ajansı
Bu web sitesi, deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bunu kabul ettiğinizi varsayacağız, ancak dilerseniz devre dışı bırakabilirsiniz. Kabul et Daha fazla Bilgi